Rammstein Şarkı Sözleri (Türkçe Çeviri)

 

 

 

 

 



HERZELEİD Albümü

01. Wollt ihr das Bett in Flammen sehen? / Alevler içinde bir yatak görmek ister misin?
02. Der Meister / Sahip
03. Weißes Fleisch / Beyaz beden
04. Asche zu Asche / Küllere küllere
05. Seemann / Denizci
06. Du Riechst So Gut / Çok güzel kokuyorsun
07. Das alte Leid / Eski acı
08. Heirate mich / Benimle evlen
09. Herzeleid / Kalp acısı
10. Laichzeit / Yumurtlama zamanı
11. Rammstein / Rammstein


Wollt ihr das Bett in Flammen sehen? Alevler içinde bir yatak görmek ister misin?

Rammstein
Alevler içinde bir yatak görmek istiyor musun?
Deri ve saçın içinde ölmek istiyor musun?
Çarşafın içinde hançeri saplamak istiyor musun?
Kılıçtaki kanı da yalamak istiyor musun?

Rammstein

Yastıktaki haçı görürsün
Masumiyetin seni öpebileceğini anlatırsın
Onun zor öldüreleceğine inanırsın
Fakat bütün ölüler nereden gelirler

Rammstein

Sex bir savaştır
Aşk ise kavgadır

Alevler içinde bir yatak görmek istiyor musun?
Deri ve saçın içinde ölmek istiyor musun?
Çarşafın içinde hançeri saplamak istiyor musun?
Kılıçtaki kanı da yalamak istiyor musun?

Rammstein



Der Meister Sahip

Kaç!

Çünkü sahip bizi gönderdi
Biz çöküşü ilan ederiz
Kötülüğün sürücüsü
Kıskançlığının ülserini besler

Doğruluk yıldırımlı fırtınaya benzer
O sana gelir, sen onu duyabilirsin
Sana şiddetli olduğunu belirtmek için
Yok etmek için düzenli olarak sana gelir

Çünkü gece ölümle yayılır
Biz kıyamet gününü ilan ederiz
Acıma olmayacak
Kaç, hayatın için kaç

Doğruluk rüzgarın korosudur
Hiçbir melek sana öç almaya gelmeyecek
Bunlar senin son günlerin
Küçük sopalar gibi seni parça parça dilimleyecek

Sana namussuzluk gibi gelecek

Doğruluk rüzgarın korosudur
Hiçbir melek sana öç almaya gelmeyecek
Bunlar senin son günlerin
Küçük sopalar gibi seni parça parça dilimleyecek


Weisses Fleisch Beyaz beden

Sen okulda okuyorsun
Ben ise öldürmeye hazırım
Ve yalnızlığımı
Burada kimse bilmiyor

Beyaz deride kırbaç izleri
Canını yakıyorum
Ve sen bağırarak ağlıyorsun

Şimdi sen çığlık atıyorsun ve ben hazırım
Benim siyah kanım elbiseni lekeliyor

Senin beyaz tenin beni heyecanlandırıyor
Ben sadece bir jigoloyum
Senin beyaz bedenin beni aydınlatıyor

Benim siyah kanım ve senin beyaz bedenin
Senin çığlıklarınla beni daha çok azdırıyor
Beyaz alnındaki soğuk terin
Benim hasta beynimi çağırıyor

Senin beyaz tenin beni heyecanlandırıyor
Ben sadece bir jigoloyum
Babam beni tam anlamıyla severdi
Senin beyaz bedenin beni aydınlatıyor

Şimdi sen çığlık atıyorsun ve ben hazırım
Hasta varlığım ödeme için ağlıyor
Beyaz bedenin benim darağacım oluyor
Benim cennetimde Tanrı yok

Senin beyaz tenin beni heyecanlandırıyor
Ben sadece bir jigoloyum
Senin beyaz bedenin beni aydınlatıyor
Babam beni tam anlamıyla severdi
Senin beyaz tenin beni heyecanlandırıyor
Ben sadece acınacak bir jigoloyum
Senin beyaz bedenin beni aydınlatıyor


Asche zu Asche Küllere küllere

Sıcak vücut
Sıcak haç
Yanlış infaz
Soğuk mezar

Şimdi haçın üzerinde yatıyorum
Onlar beni çiviliyor
Ateş ruhu temizliyor
Ve kalanlar sadece
Küller

On gün içinde
Döneceğim
Gölgeniz gibi
Ve sizi avlayacağım

Gizlice ölümden dirileceğim
Ve siz merhamet için yalvaracaksınız
Yüzünüze eğileceğim
Ve parmağımı küllere sokacağım

Küller küllere
Ve toz toza


Seemann Denizci

Gemime gel
Bir fırtına büyüyor
Ve gece oluyor

Nereye gitmek istiyorsun
Tamamıyla yalnız
Uzaklara sürükleniyorsun

Deniz seni aşağıya çektiğinde
Elini kim tutar

Nereye gitmek istiyorsun
Deniz sınırsızdır

Gemime gel
Sonbahar rüzgarı
Yelkenimi geriyor

Şimdi yüzündeki gözyaşıyla
Fenerin yanında duruyorsun
Güneş batıyor
Sonbahar rüzgarı sokakları süpürüyor

Şimdi fenerin yanında duruyorsun
Yüzünden gözyaşı akıyor
Akşam ışığı gölgeleri kovalıyor
Zaman akıp gidiyor ve sonbahar devam ediyor

Gemime gel
Dümenci özlem duyuyor


Gemime gel
Ben en iyi denizciydim


Şimdi fenerin yanında duruyorsun
Yüzünden gözyaşı akıyor
Ateşi mumdan alıyorsun
Zaman akıp gidiyor ve sonbahar devam ediyor

O sadece annesinden bahseder
Sadece gece bu kadar merhametsiz
Sonunda yalnız ayrılacağım
Zaman hala akıp gidiyor
Ve üşüyorum...


Du Riechst so gut Çok güzel kokuyorsun

Sadece dar bir köprüdür
Nehirler sebep ve istek
Seni yakalarım
Günışığı aklı karıştırıyor
Kör bir çocuk emekliyor
Çünkü annesine gülüyor

Seni bulurum

İzler taze ve köprünün üzerinde
Sıcak kanına ter damlıyor
Seni görmüyorum
Sadece seni kokluyorum, seni hissediyorum
Açlığın çığlığı olan bir yaratık
Miller boyu kokunla seni izliyorum

Çok güzel kokuyorsun
Çok güzel kokuyorsun
Seni izlerim
Çok güzel kokuyorsun
Seni bulurum
Çok güzel
Seni yakalarım
Çok güzel kokuyorsun
Yakında sana sahip olacağım

Şimdi sana sahibim

Karanlık olana kadar beklerim
Sonra ıslak derini tutarım
Bana ihanet etme
Köprünün yandığını görmüyor musun?
Çığlık atmayı kes ve karşı koyma
Yoksa parçalanacağım

Çok güzel kokuyorsun
Çok güzel kokuyorsun
Seni izlerim
Çok güzel kokuyorsun
Seni bulurum
Çok güzel
Senin peşine düşerim
Çok güzel kokuyorsun
Yakında sana sahip olacağım

Çok güzel kokuyorsun
Çok güzel kokuyorsun
Seni izlerim
Çok güzel kokuyorsun
Seni bulurum
Çok güzel
Sana dokunurum
Çok güzel kokuyorsun
Şimdi sana sahibim

Çok güzel kokuyorsun
Çok güzel kokuyorsun
Seni izliyorum


Das Alte Leid Eski acı

Kökenimin dışında ve ışığa
Bir varlık beni gitmeye zorluyor
Aynı şey ve eski acı için
Kahkahalarla benim gözyaşımı tutuyor
Ve paspasın üzerinde genç bir beden çürüyor
Kader kuklasına emrediyor
Aynı şey için ve eski acı için
Biliyorum sonunda hiçbir şey belli olmayacak

Kökenimin dışında ve yokluğa
Herkes sonunda ne kalacağını biliyor
Aynı şey ve eski acı
Beni yavaşça deliliğe sürüklüyor
Aynı savaş hiddetleniyor
Hala hep kalbimi kavuruyor
Aynı şey ve eski acı
Sonunu biliyorum

Sevişmek istiyorum

Yeniden asla, eski acı


Heirate Mich Benimle evlen

Onun, kilisenin etrafında gizlice dolaştığı görülür
Bir yıldır tek başınadır
Üzüntüsü onun bütün aklını aldı
Her gece onun mezar taşında uyur

Çanların orada bir taş uyur
Sadece ben onu okuyabilirim
Ve avludaki kırmızı horoz
Bir zamanlar senin canındı

Korku; bu avluda kazığa sokuldu
Artık her gece kazmaya giderim
Nelerin geriye kaldığını görmek için,
Bana bir zamanlar gülümseyen yüzden

Çanların orada geceyi geçiririm,
Salyangozlar arasında yalnız bir hayvan,
Günboyu ise gecenin peşinden koşarım
İkinci kezdir elimden kaçıyorsun

Benimle Evlen

Ellerimle derine kazarım
Özlediğimi bulmak için
Ve ay en güzel elbisesini giymişken
Senin soğuk dudaklarını öperim

Narince seni kollarıma alıyorum
Fakat senin derin bir kağıt gibi yırtılıyor
Ve senden parçalar düşüyor
İkinci kezdir elimden kaçıyorsun

Benimle Evlen

Böylece ben de, arda kalanları alırım
Gece sıcak ve biz çıplağız
Kahretsin, horoz gündüzü selamlıyor
Ben de onun kafasını kopardım



Herzeleid Kalp acısı

Birbirinizi koruyun, Kalp sızından.
Çünkü zaman çok kısıtlıdır, Birlikte olduğunuz.

Hatta siz, Bir çok yıl bir arada olsanız bile,
Bu size aynı, Dakikalar gibi gelecektir

Gönül Yarası

Koruyun birbirinizi İkililikten



Laichzeit Yumurtlama zamanı

O annesini çok sever
Kenardan annesine balık verir
Boş yumurtalıktan önce derisini döker
Eski deri katta düşer

O kız kardeşini çok sever
Ve arkasından
Balık ağzı yer
Solungaçlar emmekten kanlanmış
Büyük kırmızı gözlerin üzerinde

Yumurtlama zamanı
Bu yumurtlama zamanı

O köpeğini çok sever
Ah! Yukarıdan Tanrı
Şimdi balık onun dilini öpüyor
Tükürükler yüzünde ölü bir süt
Dokunmaya cesaret edemiyorsun

Yumurtlama zaman
Balıksütü her yerde
Bu yumurtlama zamanı

Anneyi deniz aldı
Yumurtlama zamanı
Kız kardeşlerin zamanı yok
Yumurtlama zamanı
Köpek kıyıda sallanıyor
Yumurtlama zamanı
Balığın yalnızlığa ihtiyacı var
Yumurtlama zamanı



Rammstein Rammstein

Rammstein
Bir insan yanıyor
Rammstein
Havada et kokusu
Rammstein
Bir çocuk ölüyor
Rammstein
Güneş parlıyor

Rammstein
Bir alev denizi
Rammstein
Asfaltta kan pıhtıları
Rammstein
Anneler çığlık atıyor
Rammstein
Güneş parlıyor

Rammstein
Bir toplu mezar
Rammstein
Kaçış yok
Rammstein
Artık kuşlar ötmüyor
Rammstein
Güneş parlıyor





Sehnsucht Albümü

01. Sehnsucht / Özlem
02. Engel / Melek
03. Tier / Hayvan
04. Bestrafe mich / Beni cezalandır
05. Du hast / Bana sahipsin
06. Bück dich / Eğil
07. Spiel mit mir / Benimle oyna
08. Klavier / Piyano
09. Alter Mann / Yaşlı adam
10. Eifersucht / Kıskançlık
11. Küss mich (Fellfrosch) / Öp beni (Kürklü kurbağa)


Sehnsucht *Özlem

Gözyaşlarının izlerini süreyim
Çenenden Afrika'ya kadar
Yine dişi aslanın inine doğru,
Bir zamanlar evim olan yer.
Uzun bacakların arasında
Geçen yıldan kalma kar arıyorum
Ama hiç kar kalmamış

Gözyaşlarının izlerini süreyim,
Talihsiz bulutlar arasında.
Büyük kuş kafasını saklar
Yavaşça, saklandığı yerde
Uzun bacakların arasında
Geçen yıldan kalma kum arıyorum
Ama hiç kum kalmamış

Özlem saklanır
Aynı bir böcek gibi
Uyurken anlamazsın
Seni soktuğunu
Hiç bir yerde mutlu olamam
Parmağım Meksika'ya kadar uzanır
Ama okyanusta batar
Özlem çok acı vericidir


Engel *Melek

Hayat süresince iyi olanlar,
Öldükten sonra melek olurlar.
Gökyüzüne bakarak sorarsın kendine
Neden onların görülmediğini

Ta ki bulutlar uyumaya çekildiğinde
İşte o zaman biz gökyüzünde görülebiliriz
Biz korkarız ve çok yalnızız.

Tanrı bilir ya ben melek olmak istemem

Onlar ufukların ardında yaşarlar
Bizden ayrı ve sonsuz uzaklıktalar
Yıldızlara tutunmaları gerekiyor (çok sıkıca)
Gökten düşmemeleri için

Ta ki bulutlar uyumaya çekildiğinde
İşte o zaman biz gökyüzünde görülebiliriz
Biz korkarız ve çok yalnızız.

Tanrı bilir ya ben melek olmak istemem

Ta ki bulutlar uyumaya çekildiğinde
İşte o zaman biz gökyüzünde görülebiliriz
Biz korkarız ve çok yalnızız.

Tanrı bilir ya ben melek olmak istemem


Tier *Hayvan

Bir adam ne yapar
Bir adam ne yapar
İnsanla hayvan arasındaki farkı
Ayırt edemiyorsa
Ne

Kızının yanına gider,
O genç ve güzeldir
Sonra aynı bir köpek gibi
Kendi eti ve kanıyla çiftleşir

Ne - yaparsın sen
Ne - hissedersin sen
Ne - 'sin sen
Sadece bir hayvan

Bir kadın ne yapar
Bir kadın ne yapar
İnsanla hayvan arasındaki farkı
Ayırt edemiyorsa

Tüyü onun kanına batırır
Kendine bir mektup yazar
Çocukluğuna ait ruhsuz satırlarla dolu
Babası onunla yatarken

Ne - yaparsın sen
Ne - hissedersin sen
Ne - 'sin sen
Sadece bir hayvan


Bestrafe mich *Beni cezalandır

Beni cezalandır
Beni cezalandır
Saman altına
Altında taşa dönüşür
Senin büyüklüğün beni küçültür
Benim cezalandırıcım olabilirsin

Sahip alır
Sahip verir

Beni cezalandır
Beni cezalandır
Evet diyorsun
Bense hayır
Dualarına beni dahil et
Rüzgar soğuk bir şekilde patlamadan önce

Senin büyüklüğün beni küçültür
Benim cezalandırıcım olabilirsin
Benim cezalandırıcım olabilirsin

Senin büyüklüğün beni küçültür
Benim cezalandırıcım olabilirsin
Senin büyüklüğün onu küçültür
Benim cezam olacaksın
Sahip alır
Sahip verir
Fakat o sadece onlara verir
Ve o beni cezalandırmayı
Çok sever

Du Hast *Bana Sahipsin

Sen bana
Sen bana sordun
Sen bana sordun
Sen bana sordun ve ben hiç bir şey söylemedim

Ölüm sizi ayırana kadar
Ona sadık kalacak mısın..

Asla

Ölüm ayırana kadar
Onu kötü günde de sevecek misin...

Asla

Bück dich *Domal

Sana emrediyorum eğil
Yüzünü benden çevir
Yüzün benim umurumda değil
Domal

Dört ayağı üzerinde iki ayaklı
Onu gezdirmeye götürüyorum
Kaldırımda - koridor boyunca
Hayal kırıklığına uğradım

Şimdi bana doğru geri geliyor
Bal çorap bağında yapışık kalır
Hayal kırıklığına uğradım, tamamen hayal kırıklığına uğradım

Domal...

Yüzün beni ilgilendirmiyor

İki ayaklı eğildi
Daha iyi bir ışığa döndü
Neler yapılacağını gösteririm
Ve hemen ağlamaya başlarım

İki bacaklı bir dua kekeliyor
Korkudan kötü hissediyorum
Yine de derin eğilmeye çalışıyor
Sırtından yaşlar akar

Domal..

Sana emrediyorum eğil
Yüzünü benden çevir
Yüzün benim umurumda değil
Tekrar eğil

Domal..


Spiel mit mir *Benimle oyna

Biz bir oda ve yatak paylaşırız
Sevgili kardeşim, gel ve kibar ol
Sevgili kardeşim, gel dokun bana
Bana yakınlaş

Yatağın önünde siyah bir delik
Ve her koyun içine düşer
Çoktan büyüdüm ama, hala sayıyorum onları
Çünkü uyuyamıyorum

Göbeğin altında, dalların arasında
Beyaz bir rüya zaten bekliyor
Sevgili kardeşim gel ve sıkıca tutun
Ve benim için ağaçtaki yaprakları salla

Benimle bir oyun oyna
Bana elini uzat ve
Benimle oyna
Bir oyun
Benimle oyna
Bir oyun
Benimle oyna
Çünkü biz yalnızız
Benimle oyna
Bir oyun
Baba,anne,çocuk...

Sevgili kardeşimin eli acır
O tekrar duvara döner
Kardeşim şimdi bana yardım eder ve o zaman
Böylece ben uyuyabilirim

Bir oyun oyna
Benimle
Bana elini uzat ve
Benimle oyna
Bir oyun
Benimle oyna
Bir oyun
Benimle oyna
Çünkü biz yalnızız
Benimle oyna
Bir oyun
Baba,anne,çocuk...


Klavier *Piyano

Bana Şu kapının kilidini aç diyorlar
Çığlığa dönüşen bir merak
Kapının ardındaki ne?

Kapının ardında bir piyano duruyor
Tuşları tozlu
Kirişlerinin akordu bozuk

Kapının ardında
Piyanonun başında oturuyor
Ama artık çalmıyor
Çok uzun zamandır

Orada piyanonun başında
Dinlerdim onu
Ve çalmaya başladığında
Kesilirdi nefesim

Hep benimle olacağını
Söylerdi bana
Yalnız benim için çalar
Gibi görünürdü

Hiddetimin ateşine
Akıttım kanını
Kapıyı kilitledim
Herkes onu sorup duruyordu

Orada piyanonu başında
Dinlerdim onu
Ve çalmaya başladığında
Kesilirdi nefesim

Orada piyanonun başında
Yanında dururdum
Yalnız benim için çalar
Gibi görünürdü

Kapı açıldı
Ve tanrım, ne çığlıklar!
Annesinin yakarışlarını duydum
Babası üstüme saldırdı

Piyanodan çekip aldılar onu
Kimse bana inanmadı
İnanmadılar keder ve kokudan
Ölümcül hastalığıma

Orada piyanonun başında
Dinlerdim onu
Ve çalmaya başladığında
Kesilirdi nefesim

Orada piyanonun başında
Dinliyordu beni
Ve ben çalmaya başladığımda
Kesildi nefesi

Alter Mann *Yaşlı adam

O öğle rüzgarında bekler
Dalga her gün gelir ve
Yorgunca yere uzanır
Yaşlı adam yelpazeyle suyu durular

Taşı zevk için atarım
Suda halkalar oluşturur
Yaşlı adam kızgınca bana baktı
Ve tekrar durulamak için salladı

Beyaz kumda, yaşlı adam
Titrer, piposunu içer
Yelpazeye niçin ihtiyacı olduğunu
Sadece su ve ben biliriz

Düşünceler bir volkan gibi uyur
Duraksıyor, ben o zaman ona sordum
Kafası eğildi, uyuyor gibiydi
Ölmeden önce söyledi

Su senin aynan olmalı
Eğer durgunsa göreceksin ki
Kaç tane peri masalı senin için kalacak
Ve sen kurtarman için yalvaracaksın

Yelpaze onun göğsüne bastırdı
Elleri acı içinde kasıldı
Acılar parmaklarını kırmış olmalıydı
Yelpaze tekrar kuma dönecek

Her gün yaşlı adamı çağırırım
Beni günahtan kurtarmak ister
Ben öğle rüzgarı için kalacağım
Ve ben yelpazeyi okuyabilirim

Su senin aynan olmalı
Eğer durgunsa göreceksin ki
Kaç tane peri masalı senin için kalacak
Ve sen kurtarman için yalvaracaksın


Eifersucht *Kıskançlık

Ben daha mı yakışıklıyım?
Yüzümü kes
Ben daha mı güçlüyüm?
Korkakça kır boynumu
Ben daha mı zekiyim?
Beni öldür ve beynimi ye
Ben senin karına mı sahip oldum?
Beni öldür ve beni tamamen ye
O zaman beni tamamen ye

Ben daha mı dürüstüm?
Dilimi ısır
Ben daha mı zenginim?
O zaman herşeyi benden al
Ben daha mı cesurum?
O zaman beni öldür ve kalbimi ye
Ben senin karına mı sahip oldum?
Beni öldür ve tamamen ye
O zaman beni tamamen ye
Fakat tabağı da yala

Kıskançlık pişiyor

Ben pürüzsüz bir cilde mi sahibim?
Şerit halinde kopar
Ben parlak gözlere mi sahibim?
Işığı benden al
Ben temiz bir ruha mı sahibim?
Alevler içinde öldür onu
Ben senin karına mı sahibim? O zaman
Beni öldür ve tamamen ye
O zaman beni tamamen ye
Fakat tabağı da yala

Kıskançlık pişiyor


Küss mich *Öp beni

O kız her zaman durgunluğunu korur
Çünkü o parmaklanmak ister
O kuru çimenlerde kendine üfler
Nemli gözleri ıslanır

Karanlığın içinde yakalandı
Asla güneşin ışığını görmez
Yalvarır, şehvetin kıpraşması
Dili adamın içinde

Öp beni

Sıkıca bütün dili ısırır
Çünkü yalanmasına izin verilmesinden hoşlanır
Fakat çünkü biraz acıdan zevk alır
Nadiren öpülür

Yakalandı...

Öp beni

Şimdi dili ağızın dışında yavaş yavaş hareket eder
Ve ona vurur, coşkunun vahşiliğiyle
Bir kaç kez şiddetlice kızın yüzünde
Kızın burnu korkunç bir şekilde kanıyor

Yakalandı...

Öp beni
Nemli dudaklarım üzerinden
Öp beni
Acı verse bile
Öp beni





MUTTER Albümü

01. Mein Herz brennt / Kalbim yanar
02. Links 234 / Sol 2 3 4
03. Sonne / Güneş
04. Ich will / İstiyorum
05. Feuer frei! / Ateş serbest
06. Mutter / Anne
07. Spieluhr / Müzik kutusu
08. Zwitter / hermafrodit
09. Rein raus / İçeri dışarı
10. Adios / Hoşçakal
11. Nebel / Sis

Mein Herz Brennt *Kalbim yanar


Şimdi sevgili çocuklar dikkat edin
Ben yastıktan gelen sesim
Size bazı şeyler aldım
Bunu bağrımdan söktüm
Bu kalple güce sahibim
Şantaja göz kapağı
Gün doğana kadar şarkı söyleyeceğim
Cennetten gelen bir parlak ışık
Kalbim yanar

Onlar size gece gelecek
Şeytanlar, hayaletler, siyah periler
Mahzenin dışından sürüklenirler
Yatağının altından bakacaklar

Şimdi sevgili çocuklar dikkat edin
Ben yastıktan gelen sesim
Size birşey aldım
Cennetten parlak bir ışık
Kalbim yanar

Onlar size gece gelirler
Ve sizin küçük sıcak teninizi çalarlar
Ay uyanana kadar beklerler
Ve onları benim soğuk damarlarıma koyarlar

Şimdi sevgili çocuklar dikkat edin
Ben yastıktan gelen sesim
Gün doğana kadar şarki söylerim
Cennetten parlak bir ışık
Kalbim yanar


Links 2-3-4 * Sol 2 3 4

Kalp kırabilir misin?
Kalpler konuşabilir mi?
Kalplere işkence edebilir misin?
Kalpleri çalabilir misin?

Sağ tarafta kalbimi istiyorlar
Fakat sonra ben aşağıya bakıyorum
Solda ritim tutuyor

Kalpler şarkı söyleyebilir mi?
Bir kalp dolup patlayabilir mi?
Kalpler saf olabilir mi?
Bir kalp taştan olabilir mi?

Sağ tarafta kalbimi istiyorlar
Fakat sonra aşağıya bakıyorum
Solda ritim tutuyor
Sol ki üç dört

Kalplere sorabilir misin?
Bir çocuğu yetiştirebilir misin?
Onu atabilir misin?
Kalbinle düşünebilir misin?

Sağ tarafta kalbimi istiyorlar
Fakat sonra aşağıya bakıyorum
Sol göğsümde ritim tutuyor
Kıskançlık iyi bilmiyor

Sol ki üç dört


Sonne *Güneş

Bir,iki,üç,dört,beş,
Altı,yedi,sekiz,dokuz,dışarı

Herkes ışığı bekliyor
Kork, korkma
Güneş gözlerimin dışında doğuyor
Bu gece batmayacak
Ve dünya yüksek sesle sayacak

Bir
İşte güneş geliyor
İki
İşte güneş geliyor
Üç
O içlerindeki en parlak yıldız
Dört
İşte güneş geliyor

Güneş ellerimin dışında doğuyor
Yakabilir,hepinizi kör edebilir
Yumrukların dışında kırıldığında
Sıcakça yüzünde yayılır
Bu gece batmayacak
Ve dünya yüksek sesle sayacak

Bir
İşte güneş geliyor
İki
İşte güneş geliyor
Üç
O içlerindeki en parlak yıldız
Dört
İşte güneş geliyor
Beş
İşte güneş geliyor
Altı
İşte güneş geliyor
Yedi
O içlerindeki en parlak yıldız
Sekiz,dokuz
İşte güneş geliyor

Güneş ellerimin dışında doğuyor
Yakabilir, sizi kör edebilir
Yumrukların dışında kırıldığında
Sıcakça yüzünde yayılır
Acılarla göğsünde yayılır
Denge kayboldu
O zorla gitmene izin verir
Ve dünya yüksek sesle sayar

Bir
İşte güneş geliyor
İki
İşte güneş geliyor
Üç
O içlerindeki en parlak yıldız
Dört
Ve asla gökyüzünden düşmez
Beş
İşte güneş geliyor
Altı
İşte güneş geliyor
Yedi
O içlerindeki en parlak yıldız
Sekiz, dokuz
İşte güneş geliyor


Ich Will * İstiyorum

İstiyorum

Bana güvenmenizi istiyorum
Bana inanmanızı istiyorum
Gözlerinizi hissetmek istiyorum
Bütün kalp atışlarınızı kontrol etmek istiyorum

Sesinizi duymak istiyorum
Huzuru bozmak istiyorum
Beni iyi görmenizi istiyorum
Beni anlamanızı istiyorum

Hayalinizi istiyorum
Enerjinizi istiyorum
Ellerinizi görmek istiyorum
Alkışlarla gitmek istiyorum

Beni görüyor musunuz?
Beni anlıyor musunuz?
Beni hissediyor musunuz?
Beni duyuyor musunuz?
Beni duyabiliyor musunuz?
-Seni duyuyoruz
Beni görebiliyor musunuz?
-Seni görüyoruz
Beni hissedebiliyor musunuz?
-Seni hissediyoruz
Sizi anlamıyorum

İstiyorum

Bize güvenmenizi istiyoruz
Bizden gelen herşeye inanmanızı istiyoruz
Ellerinizi görmek istiyoruz
Alkışlarla gitmek istiyoruz-evet

Beni duyabiliyor musunuz?
-Seni duyuyoruz
Beni görebiliyor musunuz?
-Seni görüyoruz
Beni hissedebiliyor musunuz?
-Seni hissediyoruz
Sizi anlamıyorum

Bizi duyabiliyor musunuz?
-Sizi duyuyoruz
Bizi görebiliyor musunuz?
-Sizi görüyoruz
Bizi hissedebiliyor musunuz?
-Sizi hissediyoruz
Sizi anlamıyoruz

İstiyorum


Feuer Frei! *Ateş serbest

Herkes bilir acı kusur bulmaya dönüşür
Deriyi yakan ateşten
Ben yüzüme bir ışık attım
Bir sıcak gözyaşı
Ateş serbest!


Beng Beng

Herkes bilir acı büyüdü
Arzudaki ateşten
Onun rahmine kıvılcımlardan sert bir sokuş
Bir sıcak gözyaşı
Ateş serbest!


Beng beng
Ateş serbest!

Herkes bilir acı tehlikelidir
Ruhu yakan ateşten
Beng beng
Yanmış bir çocuk tehlikelidir
Hayatı ayıran bir ateşle
Bir sıcak gözyaşı
Beng beng
Ateş serbest!

Mutluluğun
Benim mutluluğum değil
Benim ıstırabım

Beng beng
Ateş serbest!


Mutter *Anne

Çok yaşlı çocuk topluluğunun gözyaşı
Onları beyaz bir saçla sıralıyorum
Islak zinciri havaya fırlatıyorum
Ve bir annem olsaydı diyorum

Benim için doğan bir güneş yok
Benim için hiç annemin sütü olmadı
Boğazıma sokulan bir boru oldu
Karnımda göbeğim yok

Anne

Biberonu emmeyi hiç bırakmadım
Ve benim barınacağım hiç bir oyuk yoktu
Kimse bana bir isim vermedi
Meni olmadan bana babalık yapıldı

Beni doğurmayan anne için
Bu gece ebediyim
Ona bir hastalık göndereceğim
Daha sonra onu nehire yatıracağım

Anne

Akciğerinde bir yılanbalığı yaşıyor
Alnımda bir doğum lekesi
Bir bıçağın öpücüğü ile yok oluyor
Ölümüme neden olsa bile

Anne

Akciğerinde bir yılanbalığı yaşıyor
Alnımda bir doğum lekesi
Bir bıçağın öpücüğü ile yok oluyor
Ölümüme neden olsa bile

Anne
Bana dayanma gücü ver

Spieluhr *Müzik kutusu

Ölü gibi yapan bir küçük insan
Tamamen yalnız kalmak ister
Küçük kalbi saatlerce kıpırdamadan durur
Onlar öldüğüne karar verir
Elinde bir müzik kutusuyla
ıslak kumsala gömülür

İlk kar mezarı korur
Yavaşça çocuğu uyandırır
Soğuk bir kış gecesinde
Küçük kalp uyanır

Ayazın çocuğun içine aktığı gibi
Müzik kutusunu yaralar
Rüzgarda bir melodi
Ve çocuk yerden şarkı söyler

Yukarı aşağı sürücü
Ve hiçbir melek aşağı inemez
Kalbim daha fazla çarpmayacak
Sadece yağmur mezarda ağlar
Yukarı aşağı sürücü
Rüzgarda bir melodi
Kalbim daha fazla çarpmayacak
Ve çocuklar yerde şarkı söylüyor

Harikalarla dolu sıcak ay
Gece ağlamaları duyar
Ve hiçbir melek aşağıya inemez
Sadece yağmur mezarda ağlar

Sert meşelerin arasında
Müzik kutusuyla çalacak
Rüzgarda bir melodi
Ve çocuklar yerde şarkı söylüyor

Yukarı aşağı sürücü
Ve hiçbir melek aşağı inemez
Kalbim daha fazla çarpmayacak
Sadece yağmur mezarda ağlar
Yukarı aşağı sürücü
Rüzgarda bir melodi
Kalbim daha fazla çarpmayacak
Ve çocuklar yerde şarkı söylüyor

Yukarı aşağı sürücü
Kalbim daha fazla çarpmayacak

Ölü pazarında da duydular
Bu melodi mezarlıktan
Sonra onlar kazıp çıkardılar
Çocuğun içindeki küçük kalbi korudular

Yukarı aşağı sürücü
Rüzgarda bir melodi
Kalbim daha fazla çarpmayacak
Ve çocuklar yerde şarkı söylüyor
Yukarı aşağı sürücü
Ve hiçbir melek aşağı inemez
Kalbim daha fazla çarpmayacak
Sadece yağmur mezarda ağlar


Zwitter *Hermafrodit

Ondan bir öpücük çaldım
O geri istiyor
Tekrar gitmesine izin vermedim
Bir parçanın içinde kaybolduk
Sadece benim için çok doğru
Ben güzel bir biseksüelim
Göğsümün altında iki ruh
İki cinsiyet, tek arzu

Hermafrodit,Hermafrodit
Hermafrodit,Hermafrodit

Günün arasından farklıca geçerim
İçlerindeki en güzel insanım
Bana normalde görünmeyen
Olağanüstü şeyler görürüm
Kendimi hergün mutlu yapabilirim
Kendime güller gönderebilirim
İkinci ve üçüncü yok
Bir ve bir ve aynı

Hermafrodit,Hermafrodit
Ben aşığım
Hermafrodit,Hermafrodit
Ben kendime aşığım

Bir benim için
Bir senin için
Her nasılsa
Benim için değil

Bir benim için
Bir senin için
Bir ve bir
O benim

Ben yanlızım fakat tek başıma değilim
Ben kendimle birlikte olabilirim
Erkenden yansımamı öperim
Ve gece kendimle yatarım
Diğerleri kız ararken
Ben çoktan kendimi döllerim
Biri bana 'kendini becer' dese
Üzülmem bile

Hermafrodit,Hermafrodit
Ben aşığım
Hermafrodit,Hermafrodit
Ben kendime aşığım

Bir benim için
Bir senin için
Her nasılsa
Benim için değil

Bir benim için
Bir senin için
Bir ve bir
O benim

Rein Raus *İçeri dışarı

Ben sürücüyüm
Sen de atım
Ben tırmanıyorum
Biz sürüyoruz
Sen inliyorsun
Sana fısıldıyorum
İğnenin gözünde bir fil

İçeri, dışarı

Ben sürücüyüm
Sen de atım
Bende anahtar var
Sende de kapı
Kapı açılır
Ben girerim
Hayat görkemli olabilir

Daha derine, daha derine
Söyle! Yüksek sesle söyle!
Daha derine, daha derine
Derinin içinde iyiyim
Ve binlerce fil kırıldı

Sürüş kısaydı
Üzgünüm
İniyorum
Zamanım yok
Şimdi diğer atlara gitmeliyim
Onlar da sürülmek istiyor

İçeri, dışarı
İçeri(daha derine)
Dışarı(daha derine)


Adios *Hoşçakal

O iğneyi damara dayar
Müziği içeri alır
Boğazıyla alt kolu arasından
Melodi yavaşça kemiklerinde dolaşır

Git git git
bap bap şu bap

Gözünü kapatır
Kalbinde bir savaş çıktı
Bir ordu dolaşır ince bağırsağında
Kalın bağırsakları yavaşça sıcak olur

Git git git
bap bap şu bap

Hiç birşey senin için değil
hiç birşey senin için değildi
Hiç birşey senin için kalmaz
Her zaman

İğneyi damardan çıkarır
Melodi derisinden dışarı çıkar
Kemanlar bağırarak yanar
Harplar eti keser
Gözünü açmıştır
Ama uyanmamıştır

Hiç birşey senin için değil
hiç birşey senin için değildi
Hiç birşey senin için kalmaz
Her zaman

Nebel *Sis

Birbirlerine sarılmış şekilde dururlar
Günlerdir duran et yemeği gibi
Denizin karaya dokunduğu yerde
Kız ona gerçeği söylemek ister

Kızın kelimelerini rüzgar yer
Denizin bittiği yerde
Kız onun titreyen elini tutar
Ve onu alnından öper

Kız bağrında geceyi taşır
ve yaşamaya devam etmesi gerektiğini bilir
Kız kafasını onun göğsüne yaslar
ve son bir öpücük ister

Ve sonra o kızı öper
Denizin bittiği yerde
Kızın dudakları güçsüz ve solgun
Ve oğlanın gözleri dolacak

Son öpücük o kadar zaman önceki
Son öpücük
O artık hatırlamıyor

 





REİSE REİSE Albümü

01. Reise, Reise / Kalk Kalk
02. Mein Teil / Parçam
03. Dalai Lama
04. Keine Lust / Arzu yok
05. Los / Hadi
06. Amerika
07. Moskau / Moskova
08. Morgenstern / Sabah yıldızı
09. Stein um Stein / Taş etrafında taş
10. Ohne dich / Sensiz
11. Amour / Aşk

Reise, Reise / Kalk Kalk


Dalgaların üzerinde bile savaş var,
Balık ve vücudun denizde dalgalandığı yerde.
Biri ordunun içine mızrak saplar,
Diğeri onu okyanusa fırlatır.

Ahoy

Kalk, kalk denizci kalk.
Herbiri kendi yoluna gider.
Biri mızrağı adama saplar,
Diğeri de balığa.

Kalk, kalk denizci kalk.
Ve dalgalar hafifçe ağlar.
Kanlarına mızrak saplandı.
Okyanusun içinde hafifçe kan kaybederler.

Mızrak vücutta boğulmalı.
Balık ve adam derinlere batar.
Kara ruhun yaşadığı yerde,
Ufukta ışık yoktur.

Ahoy

Kalk, kalk denizci kalk.
Herbiri kendi yoluna gider.
Biri mızrağı adama saplar,
Diğeri de balığa.

Kalk, kalk denizci kalk.
Ve dalgalar hafifçe ağlar.
Kanlarına mızrak saplandı.
Okyanusun içinde hafifçe kan kaybederler.

Kalk, kalk denizci kalk.
Ve dalgalar hafifçe ağlar.
Kalplerine mızrak saplandı
Kıyıda kuruyarak kendilerini kanatırlar.

* "Reise, reise seemann reise" Eski Almancanın kullanıldığı zamanlarda, Alman denizcilerinin yolculuğa çıkarken birbirlerini uyardıkları bir deyimdir. Yeni Almancada ise "reise" kelimesi "seyahat, yolculuk" anlamlarındadır.

Mein Teil / Benim Parçam

"Kesilmek için 18-30 yaşlarında sağlıklı biri aranıyor."
-Usta Kasap- **

Bugün bir beyefendiyle buluşacağım.
Beni sever ve yiyebilir.
Yumuşak parçalar ve sert olanlar bile, ***
Hepsi menüde var.

Çünkü sen ne yiyorsan osundur.
Ve onun ne olduğunu bilirsin.

O benim parçam. "Hayır"
Benim parçam. "Hayır"
Oradaki benim parçam. "Hayır"
Benim parçam. "Hayır"

Ağzı kör bıçak güzel ve kusursuz.
Ağır kan kaybediyorum ve berbat hissediyorum.
Uyanık kalmaya çalışmam gerekirken bile,
Acılar içinde yemeye devam ediyorum.

O çok deneyimli,
ve hoş bir biçimde gösterişli,
ve sevecence porselende sundu.
Ve yanında iyi bir şarapla,
ve ince bir mum ışığında.
Evet zamanımı ayıracağım,
Biraz kültürlü olmak zorundasın.

Çünkü sen ne yiyorsan osundur.
ve onun ne olduğunu bilirsin.

O benim parçam. "Hayır"
Benim parçam. "Hayır"
Çünkü o benim parçam. "Hayır"
Evet o benim parçam. "Hayır"

Bir haykırış cennete doğru yükselir.
Meleklerin ev sahibinin aracılığıyla kesicek.
Tüylü vücut haykırarak düşer,
Bulutların tepesinden çocukluğumun üzerine.


* "Teil" kelime anlamı olarak "parça" veya "kısım" anlamına gelir. Fakat argoda "şey" anlamına gelen "penis" manasındadır.

Dalai Lama

Bir uçak gece rüzgarında,
İçinde bir adam ve çocuğu,
Güvenli ve sıcak bir şekilde otururlar.
Ve uykunun tuzağına düşerler.
Üç saat içinde orada olacaklar,
Annenin doğum günü için. **
Manzara güzel, gökyüzü açık.

Yaklaş, yaklaş çürümeye doğru,
Ölene kadar yaşamak zorundayız.
İnsanlık gökyüzüne uygun değil.
Öyle ki cennetteki efendi,
Kendi çocuklarını rüzgara çağırır.
"Bana bu insan çocuğunu getirin."

Çocuk hala zaman kaybediyor.
Sonra kulaklarında bir yankı yükselir.
Boğuk bir gürleme geceyi sürer,
ve bulutların sürücüsü güler.
İnsan kargosunu sarsarak uyandırır.

Yaklaş, yaklaş çürümeye doğru,
Ölene kadar yaşamak zorundayız.
Ve çocuk babasına der:
Yıldırımı duymuyor musun?
O bütün rüzgarların kralı.
Benden çocuğu olmamı istiyor.

Bulutlardan bir koro düşer,
Küçük kulağa emekleyen.
Gel buraya, kal burada.
Sana karşı iyi olacağız.
Gel buraya, kal burada.
Biz senin kardeşiniz.

Fırtına uçan makineyi kucaklar.
Kabinde hızla basınç düşer.
Boğuk bir gürleme geceyi sürer,
Panik içinde insan kargosu çığlık atar.

Yaklaş, yaklaş çürümeye doğru,
Ölene kadar yaşamak zorundayız.
Ve çocuk babasına der:
Yıldırımı duymuyor musun?
O bütün rüzgarların kralı.
Benden çocuğu olmamı istiyor.

Bulutlardan bir koro düşer,
Küçük kulağa emekleyen.
Gel buraya, kal burada.
Sana karşı iyi olacağız.
Gel buraya, kal burada.
Biz senin kardeşiniz.

Baba şimdi çocuğu tutuyor,
Ve sıkıca kendine doğru bastırıyor.
Nefes almakta zorlandığına dikkat etmez.
Fakat korku bilir merhamet yoktur.
Ve baba kollarıyla,
Çocuğun ruhunu sıkar,
ve çocuk rüzgarın üzerinde yerini alır ve şarkı söyler:

Gel buraya, kal burada.
Sana karşı iyi olacağız.
Gel buraya, kal burada.
Biz senin kardeşiniz.

* Dalai Lama Tibet budizminin, Gelug tarikatının en güçlü simgesidir. Şimdiki Dalai Lama Tenzin Gyasto ayrıca uçmaktan çok korkar.

Keine Lust / Arzu yok

Arzulamıyorum.
Arzulamıyorum.
Arzulamıyorum.

Kendimden nefret etmeyi arzulamıyorum.
Kendime dokunmayı arzulamıyorum.
Masturbasyon yapmayı arzulardım,
Bunu denemeyi arzulamıyorum.
Çıplak kalmayı arzulardım.
Kendimi çıplak görmeyi arzulamıyorum..

Büyük hayvanlarla olmayı arzulardım.
Bunu tehlikeye atmayı arzulamıyorum.
Karda yürümeyi arzulamıyorum.
Donmayı arzulamıyorum.

Arzulamıyorum.
Arzulamıyorum.
Arzulamıyorum.
Hayır, arzulamıyorum.

Birşey çiğnemeyi arzulamıyorum,
Çünkü sindirmeyi arzulamıyorum.
Kendimi tartmayı arzulamıyorum.
Şişmanca uzanmayı arzulamıyorum.

Büyük hayvanlarla olmayı arzulardım.
Bunu tehlikeye atmayı arzulamıyorum.
Karda yürümeyi arzulamıyorum.
Donmayı arzulamıyorum.
Sadece burada uzanmaya devam edeceğim,
ve sinekleri tekrar saymaya devam edeceğim.
Cansızca kendime dokunurum,
Ve çoktan üşüdüğümü anlarım.
Çok üşüyorum, ben üşüyorum...

Arzulamıyorum.

Los / Hadi

Biz isimsizdik,
Ve şarkısızdık.
Biz asla tekrar,
Sözsüz kalmayacağız.
Hala biz,
Biraz gürültüsüzüz. **
Henüz zevksiz değiliz.
Bizi duyabilirsiniz,
Ani bir rüzgarda sonra,
Fırtına başladı.
Son derece eşsiz.
Tam zamanıydı.
-Hadi. ***

Onlar suskundu.
Öyle ki tamamen sarsılmışlardı.
Ve tamamen güçsüzlerdi.
Ne oldu.
Biraz kontrolsüz, ****
Ve kesinlikle,
Anlayışsız. ****
Sansürlenecek.
Onlar sebepsiz diyecek.
Müzik hakkında aşırı kötü,
O kadar utanmaz ki,
Yasaklanmalı.
Akılsızca,
Orada denedikleri.
O kadar zevksizler ki.
Nasıl müzik yapabiliyorlar.
Umutsuz değil mi?
Hissiz,
Çaresiz,
Onlar Tanrısız. *****

Biz isimsizdik,
Bizim ismimiz var.
Biz sözsüzdük,
Sözler geldi.
Hala biz,
Biraz gürültüsüzüz.
Henüz zevksiz değiliz.
Duyarsınız.
Biz kusursuz değiliz.
Sadece biraz güven vermiyoruz.
Siz sessiz hale gelebilirsiniz.
Asla bizden kurtulmayacaksınız.

Biz başıboştuk.

America / Amerika

Hepimiz Amerika'da yaşıyoruz.
Amerika muhteşem.
Hepimiz Amerika'da yaşıyoruz.
Amerika, Amerika

Ne zaman bir dans olsa öncülük etmek isterim,
Yalnız başına döndüğün zaman bile.
Kendinizi biraz kontrol altında bırakın.
Size nasıl gittiğini göstereceğim.
Size harika bir ters yönde dans yapacağız.
Özgürlük bütün kemanlarda çalacak.
Müzik Beyaz Saray'dan gelecek.
Ve Mickey Mouse Paris'in önünde duracak.

Hepimiz Amerika'da yaşıyoruz.
Amerika muhteşem.
Hepimiz Amerika'da yaşıyoruz.
Amerika, Amerika.


Biliyorum o hareketler çok yararlı,
ve sizi yanlış adımlardan koruyacağım.
Ve kim sonunda dans etmek istemezse,
Henüz dans etmek zorunda olduğunu bilmiyordur.
Ters yönde harika bir dans yapacağız.
Size yolu göstereceğim.
Noel Baba Afrika'dan gelecek.
Ve Mickey Mouse Paris'in önünde duracak.

Hepimiz Amerika'da yaşıyoruz.
Amerika muhteşem.
Hepimiz Amerika'da yaşıyoruz.
Amerika, Amerika.

Hepimiz Amerika'da yaşıyoruz.
Coca cola, Wonderbra. *
Hepimiz Amerika'da yaşıyoruz.
Amerika, Amerika

Bu bir aşk şarkısı değil.
Bu bir aşk şarkısı değil.
Anadilimde şarkı söylemiyorum.
Hayır, bu bir aşk şarkısı değil.

Hepimiz Amerika'da yaşıyoruz.
Amerika muhteşem.
Hepimiz Amerika'da yaşıyoruz.
Amerika, Amerika.

Hepimiz Amerika'da yaşıyoruz.
Coca cola, bazen savaş.
Hepimiz Amerika'da yaşıyoruz.
Amerika, Amerika.

* Wonderbra çok ünlü bir Amerikan iç çamaşırı markası...

Moskau / Moskova

Bu şarkı dünyanın en güzel,
Şehri hakkında. Moskova!

Bu şehir bir fahişe.
Alnında kırmızı bekaret lekeleri var.
Dişleri altından yapılmış.
Şişman ve çok sevimli.
Ağzı vadime düşer,
Bunun için ona ödediğim zaman.
Elbiselerini çıkarır, fakat sadece para için.
Bu şehir beni kararsız bırakıyor.

Moskova
-Bir, iki, üç
Moskova
-Bak
Öncüler oraya gidiyor. *
Onlar Lenin için şarkılar söylüyorlar.

O yaşlı ve yine de güzel.
Ona karşı koyabilirim.
-Karşı koyabilirim.
Yaşlı cildini pudralar,
Ve göğüslerini onarır.
-Onarır.
O beni azdırır, ben çok acı çekerim.
Para ödemem için dans eder.
-Ödemem için
O benimle uyur, ama sadece para için.
O hala dünyadaki en güzel şehir.

Moskova
-Bir, iki, üç
Moskova
-Bak
Öncüler oraya gidiyor.
Onlar Lenin için şarkılar söylüyorlar.

Senin görmediğin bir şeyler görüyorum.
-Sen gözlerini kapadığında.
Gece derin bir uykuya daldığında,
Senin görmediğin bir şeyler görürüm.
-Benden önce diz çöktüğünde.
Benden önce uzandığında,
Senin görmediğin bir şeyler görürüm.
-Bana ağzınla dokunduğunda
Benimle konuştuğunda
Senin asla göremeyeceğin şeyler görürüm.
Bir, iki, üç

Moskova
-Bir, iki, üç
Moskova
-Bak
Öncüler oraya gidiyor.
Onlar Lenin için şarkılar söylüyorlar.

[color/red]Morgenstern / Sabah yıldızı[/color]

Çok çirkin, karanlık çöktüğünde, *
Gökyüzüne baktığında.
Sonra ışık korkuyor.
Aşağıdan yüzüne parlıyor.
Bu yüzden bütün gün saklanmalı.
O sadece ışıktan korkmak istemiyor.
Parlaklık solana kadar gölgelerde yaşar.
O alacakaranlıkta bir yıldız görür ve yalvarır.
Yanaklarıma güzelliği çiz.

Sabah yıldızı, oh parla,
Yüzüme.
Sıcak bir ışık yolla,
Korkunç yüzüme.
Bana yalnız olmadığımı söyle.
Çirkin, Sen çirkinsin.

Gecede yalnız yürüdüm.
Gece kuşları daha fazla ötmediler.
Kalabalıkta güneşin çocuklarını gördüm.
Yıldızlı cennetlere ağladım.

Sabah yıldızı, oh parla,
Sevgilimin üzerine.
Sıcak bir ışık yolla,
Onun korkunç yüzüne
Ona yalnız olmadığını söyle.

Sabah yıldızı, oh parla,
Ruhumun üzerine.
Sıcak bir ışık yolla,
Kırık bir kalbin üzerine.
Ona ağladığımı söyle.
Çünkü sen, sen çirkinsin.
Son derece çirkinsin.
İnsanlar sadece gözdeki yaratıklardır.
Güzel şeyler benim istediğim şeylerdir.
Fakat sen, sen güzel değilsin, hayır.

Sabah yıldızı, parla,
Sevgilimin üzerine.
Sıcak bir ışık yolla,
Onun korkunç yüzüne
Ona yalnız olmadığını söyle.

Ve yıldız parlamak ister,
Sevgilimin üzerine.
Gönlümü ısıtır ve sarsar,
hayatın vurduğu yeri.
Kalbinle görünce,
O son derece güzel.


Stein um Stein / Taş etrafında taş

Planlarım var, büyük planlar.
Sana bir ev yapacağım.
Her bir taş gözyaşı olacak.
Ve tekrar asla dışarı çıkamayacaksın.
Evet, senin için küçük bir ev yapacağım,
Penceresi, kapısı olmayan
İçerisi karanlık olacak.
Hiçbir yerinden ışık giremeyecek.

Evet, sana bir ev yapacağım.
Ve sen bir parçası olacaksın

Taş etrafında taş seni duvar yapacağım,
Taş etrafında taş.
Her zaman seninle olacağım.

Elbisesiz, ayakkabısız.
Beni çalışırken izlersin.
Çimento içindeki ayaklarınla,
Temeli parlatırsın.
Dışarıda bir bahçe olacak,
Ve kimse çığlıklarını duymayacak.

Taş etrafında taş seni duvar yapacağım,
Taş etrafında taş.
Her zaman seninle olacağım.

O nasıl dövmek, nasıl çekiçleme öyle.
Dışarısı günbatımından karanlığa geçiyor. *
Bütün çiviler hazır ol halinde durur,
Ben onları senin tahta vücuduna çaktığımda. **

Taş etrafında taş seni duvar yapacağım,
Taş etrafında taş.
Ve kimse çığlıklarını duymayacak

Ohne dich / Sensiz

Köknar ağaçların arasına gideceğim.
Orası seni son gördüğüm yer.
Fakat gece zeminin üzerine bir örtü fırlatıyor,
Ve ormanın arka kenarındaki yolların üzerine.
Ve orman, çok kara ve boş.
Keder benim, ah keder.
Ve kuşlar artık şarkı söylemiyor.

Sensiz ben olamam.
Sensiz...
Seninle de yalnızım.
Sensiz...
Sensiz, sensiz saatleri sayıyorum.
Seninle saniyeler kıpırdamadan duruyor.
Onlar buna değmez.

Dalların üzerinde, hendeklerin içinde,
Şimdi sessiz ve hayat yok.
Ve nefes almak benim için çok zorlaşıyor.
Keder benim, oh keder.
Ve kuşlar artık şarkı söylemiyor.

Sensiz ben olamam.
Sensiz...
Seninle de yalnızım.
Sensiz...
Sensiz saatleri sayıyorum.
Sensiz...
Seninle saniyeler kıpırdamadan duruyor.
Onlar buna değmez, sensiz...


Amour / Aşk

Bitte bitte gib mir Gift Aşk vahşi bir hayvan.
Seni koklar, seni arar.
Kırık kalplerin üzerine yuva kurar,
Ve ava gider, öpücükler ve şamdanlar olduğu zaman.
Sıkıca dudaklarını emer,
Ve kaburgalarına doğru tüneller kazar.
Kar gibi yavaşça bırakır.
Önce sıcak tutar sonra soğuk, sonunda canın yanar.

Amour Amour...
Herkes sadece seni evcilleştirmek ister.
Amour Amour, sonunda
Dişlerinin arasında yakalanır.

Aşk vahşi bir hayvan.
Isırır, tırmalar ve bana doğru adımlar atar,
Beni bin kolla sıkıca tutar,
Ve beni onun aşk yuvasına sürükler.
Beni hırsla tamamen yiyip yutar
Ve beni yıllar sonra kusup tekrar çıkarır.
Kar gibi yavaşça bırakır.
Önce sıcak tutar sonra soğuk, sonunda canın yanar.

Amour Amour...
Herkes sadece seni evcilleştirmek ister.
Amour Amour, sonunda
Dişlerinin arasında yakalanır.

Aşk vahşi bir hayvan.
Onun tuzağına düşersin
Gözünü dikip gözlerinin içine bakar.
Bakışları seni vurduğunda büyüler.

Lütfen, lütfen bana zehir verin.

* "Amour" Fransızca da "aşk" anlamına gelir.

 






ROSENROT Albümü

01. Benzin
02. Mann gegen Mann
03. Rosenrot
04. Spring
05. Wo bist du
06. Strib nicht vor mir
07. Zerstören
08. Hilf mir
09. Te quiero puta!
10. Feuer und wasser
11. Ein leid


Benzin

Zamana ihtiyacım var, eroine değil
Alkole, nikotine değil
Yardıma ve kafeine ihtiyacım yok,
Lakin dinamit ve terebentine.
Gazolin için yağa ihtiyacım var
Kerozin gibi patlayıcıya
Yüksek oktanlı ve kurşunsuz
Bir akaryakıta: Benzin gibi!

Benzin!
Benzin!
Benzin!

Arkadaşa ve kokaine ihtiyacım yok
Ne hekim ne de ilaca ihtiyacım var
Kadına ihtiyacım yok, sadece vazeline
Biraz nitrogliserine
Gazolin için paraya ihtiyacım var
Kerozin gibi patlayıcıya
Yüksek oktanlı ve kurşunsuz
Bir akaryakıta: Benzin gibi!

Benzin!
Benzin!
Benzin!

Bana benzin verin!

O damarlarımdan akar
O gözyaşlarımda uyur
O kulaklarımdan bana koşar
Kalp ve böbrekler de motorlar

Evet!
Benzin!

Kendini bir şeyden ayırmak ister misin?
O zaman onu yakmalısın
Onu bir daha asla görmek istemiyor musun?
O zaman benzinde yüzmeye bırak

Benzin!
Benzin!
Benzin!

Benzine ihtiyacım var
Evet, benzin
Bana benzin verin

Mann gegen mann *Adam adama karşı

Kader bana güldü
Ve bana bir hediye verdi
Beni sıcak bir yıldıza attı
Derisine yakın, gözüne uzak
Kaderimi ellerime alıyorum
Benim arzum tamamen insancıl

Tatlı suyun öldüğü yerde
Çünkü su kendini tuzda kaybetti
Küçük prens hep aklımda
Kraliçesiz bir kral
Bir kadın benim hakkımda yanıldığında
O zaman aydınlık dünya bile karışır

Adam adama karşı
Benim tenim erkeklere aittir
Adam adama karşı
Aynı olanlar daha iyi kaynaşır
Adam adama karşı
Ben iki erkeğin hizmetçisiyim
Adam adama karşı
Aynı olanlar daha iyi kaynaşır

Tüm odaların köşesiyim
Tüm ağaçların gölgesiyim
Benim kolyemde hiçbir parça eksik olmaz*
Arzum arkadan çektiğinde
Cinsiyetim beni hain diye sövüyor
Tüm babaların kâbusuyum

Adam adama karşı
Benim tenim erkeklere aittir
Adam adama karşı
Aynı olanlar daha iyi kaynaşır
Adam adama karşı
Lakin bazı günler kalbim donuyor
Adam adama karşı
Orada çarpan soğuk diller

Orada çarpan soğuk diller
Gay-ah**

Hiçbir denge beni ilgilendirmez
Güneş yüzüme parlıyor
Lakin bazı günler kalbim donuyor
Orada çarpan soğuk diller

Gay-ah
Adam adama karşı

*Buradaki ifade parçanın bütünlüğü ile ilişkili olarak “Bütün isteklerim gerçekleşiyor, hiçbir şey eksik olmuyor” anlamı taşımaktadır.

**Burada "ah" çığlığı "Schwuler" ile birleştirilip "Schwulah" sözcüğü oluşturulmuş.


Rosenrot *Gül Kırmızısı

Bir kız bir gülü görür
Aydınlık yükseklerde açan
Sevgilisinden rica etti,
Onu onun için gidip almasını

Onu ister ve bu çok güzel
Bu hep böyle oldu ve olacak
Onu ister ve bu bir gelenek
O her ne isterse ona ulaşır

Derin kuyular kazılmalı
Güzel su isteniyorsa
Gül kırmızısı ah gül kırmızısı
Derin sular sakin değildir

Çocuk acıyla dağa tırmanır
Manzara onun için fark etmiyor
Aklında sadece gül var
Onu sevgilisine götürmek

Onu ister ve bu çok güzel
Bu hep böyle oldu ve olacak
Onu ister ve bu bir gelenek
O her ne isterse ona ulaşır

Derin kuyular kazılmalı
Güzel su isteniyorsa
Gül kırmızısı ah gül kırmızısı
Derin sular sakin değildir

Çocuğun çizmelerinde bir taş kırıldı
Artık kayanın üstünde olmak istemeyen
Ve bir çığlık herkesin bilmesine izin verir
İkisi de uçuruma düşer

Onu ister ve bu çok güzel
Bu hep böyle oldu ve olacak
Onu ister ve bu bir gelenek
O her ne isterse ona ulaşır

Derin kuyular kazılmalı
Güzel su isteniyorsa
Gül kırmızısı ah gül kırmızısı
Derin sular sakin değildir

*Bu şarkı "Goethe"nin "Heidenröslein" adlı şiirinden bazı alıntılar taşımaktadır. Ayrıca bu şiirle birlikte "Grimm Kardeşler"in "Schneewittchen und Rosenrot" adlı hikayesinden esinlenilmiştir.


Spring *Atla

Bir köprünün üzerinde oldukça yüksekte
Bir adam kollarını açmış duruyor
Öylece duruyor ve tereddüt ediyor
İnsanlar oraya akın ediyor
Ben de bunu kaçırmayacağım
Ve yakından görmek istiyorum
Kendimi ilk sıralara attım
Ve bağırdım

Adam köprüden inmek istedi
İnsanlar nefret etmeye başladılar
Sıkı bir çember oluşturdular
Ve onu aşağıya bırakmak istemiyorlar
O bir kez daha yukarı tırmandı
Ve ayaktakımı bağırmaya başladı
Onlar onun sakatatını istiyorlar
Ve bağırıyorlar

Atla
Kurtar beni
Atla
Beni hayal kırıklığına uğratma
Benim için atla
Işığa atla
Atla

Şimdi adam ağlamaya başladı
(bir bulut gizlice kendini attı)
Kendine sorar: “Ben ne yaptım?”
(güneşin önüne, ve soğuk oluyor)
Ben sadece manzarayı seyretmek
(insanlar sırayı bozarlar)
ve akşamki gökyüzünü görmek istiyordum
Ve bağırıyorlar

Atla
Bağırıyorlar
Atla
Kurtar beni
Atla
Beni hayal kırıklığına uğratma
Benim için atla
Işığa atla
Atla

Bir bulut gizlice kendini attı
Güneşin önüne, ve soğuk oluyor
Binlerce güneş senin için parlıyor
Gizlice köprüye tırmandım
Adamın arkasından sırtına vurdum
Onu bu rezaletten kurtardım, evet
Ve ona bağırdım
Atla

Atla
Kurtar kendini
Atla
Beni hayal kırıklığına uğratma
Benim için atla
Atla
Beni hayal kırıklığına uğratma


Wo bist du *Neredesin

Seni seviyorum
Seni sevmiyorum
Seni artık sevmiyorum*
Seni artık sevmiyorum ya da senden daha az
Senin beni sevdiğinden daha az,
Sen beni hala seviyorken

Güzel kızlar güzel değil
Sıcak eller soğuk
Tüm saatler kalakaldı
Gülmek artık sağlıklı ve yakın değil

Seni ışığın ardında arıyorum
Nerdesin?
Yalnız olmak istemiyorum
Nerdesin?

Güzel kızlar güzel değil
Sıcak eller soğuk
Tüm saatler kalakaldı
Gülmek artık sağlıklı ve yakın değil

Seni ışığın ardında arıyorum
Nerdesin?
Yalnız olmak istemiyorum
Nerdesin?
Seni her taşın altında arıyorum
Nerdesin?
Bir bıçakla uykuya dalıyorum

Nerdesin?

*Burada bir çift anlam yaratılmıştır. “Seni artık sevmiyorum” veya “Seni daha fazla sevmiyorum” anlamları vardır. Ondan sonraki mısralarda da aynı cümleler kullanılmış, “Senin beni sevdiğinden daha az” ile “Sen beni hala seviyorken” biçiminde iki farklı anlam yüklenmiştir.

Stirb nicht vor mir *benden önce ölme

Gece, kucağını açıyor
Çocuğun adı Yalnızlık
Hava soğuk ve hareketsiz
Zamana sessizce ağlıyorum
Senin adını bilmiyorum
Fakat var olduğunu biliyorum
Bir ara birinin
Beni seveceğini biliyorum

O bana her gece gelir
Hiçbir şey söyleyemiyorum
Boynuma sarılan elleriyle
Gözlerimi kapayıp kendimi bırakıyorum

Onun kim olduğunu bilmiyorum
O benim rüyalarımda var
Onun tutkusu bir öpücük
Ve ben karşı koyamıyorum

Ben burada beklerim
Benden önce ölme
Ben burada beklerim
Benden önce ölme

Senin kim olduğunu bilmiyorum
Senin var olduğunu biliyorum
Ölme
Bazen aşk uzak gibi gelir
Ben burada bekliyorum
Senin aşkını reddedemem
Ben burada bekliyorum

Bütün evler karla kaplı
Ve pencerelerde mum ışığı
Orada ikisi uzanmış yatıyor
Ve ben
Sadece seni bekliyorum

Ben burada beklerim
Benden önce ölme
Ben burada beklerim
Benden önce ölme

Senin kim olduğunu bilmiyorum
Senin var olduğunu biliyorum
Ölme
Bazen aşk uzak gibi gelir
Ben burada beklerim
Senin aşkını reddedemem

Benden önce ölme


Zerstören *Yıkım

Evet, evet, evet

Benim olanları korumak istiyorum
Arta kalanları ise, yerle bir etmek
Parçalamak, fırlatmak, ezmek, koparmak
Bahçenin çiti boyunca ilerliyorum
Bu arzumu tekrar hissediyorum

Tahrip etmeliyim (Evet, evet, evet)
Fakat bu bana ait olmamalı
Tahrip etmeliyim (Evet, evet, evet)
Fakat bu bana ait olmamalı
Hayır…

Bütün eşyalarınızı alırım
Onları yok ederim
Doğramak, yolmak, sormamak, parçalamak
Ve şimdi kral disiplini
Oyuncağın kafasını koparmak
Yaralamak, parça parça etmek, ayrıştırmak

Yıkmak (Evet, evet, evet)
Fakat bu bana ait olmamalı
Tahrip etmeliyim (Evet, evet, evet)
Fakat bu bana ait olmamalı
Hayır…

Severek bir şeyi yok ederdim
Fakat bu bana ait olmamalı
İyi bir çocuk olmak istiyorum
Fakat arzum beni benden aldı

Tahrip etmeliyim (Evet, evet, evet)
Fakat bu bana ait olmamalı
Tahrip etmeliyim (Evet, evet, evet)
Fakat bu bana ait olmamalı
Hayır…

Doğramak, yolmak, ezmek, koparmak
Vurup parçalamak, ve aşırmak, sormamak, dağıtmak
Parçalamak, yaralamak, yakmak, sonra koşmak
Kesmek, parçalamak, kırmak, öç almak
Ah, evet, evet, ah, evet, evet, ah………

O bir kör kıza rastladı
Bölünmüş acı ve aynı zihniyetteki
Kayan bir yıldız gördü
Ve O’nun görebilmesi dileğinde bu

Yorum Yaz